Batı Karadeniz'in Haber Merkezi » » Enaniyet kötü bir şey…!

Enaniyet kötü bir şey…!

Şimdiye kadar çok seçim yaşadık ancak, ne seçimlerin bu kadar kişiselleştiğine, ne de şahsi hırs ve çıkarların bu kadar ön plana çıktığına şahit olduk. Ortada tek cümle ver; “BEN YAPTIM…” Maşallah her şeyi o yapmış. Mehmet Ceylan, Hasan Bilir, Ali Öğüten Karabük Üniversitesinin kurulması için kılını kıpırdatmamış. Sayın Mehmet Ali Şahin, henüz İstanbul Milletvekili ve […]

Enaniyet kötü bir şey…!
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 07 Mart 2019 - 3:25 'de eklendi ve 6.483 kez görüntülendi.


Şimdiye kadar çok seçim yaşadık ancak, ne seçimlerin bu kadar kişiselleştiğine, ne de şahsi hırs ve çıkarların bu kadar ön plana çıktığına şahit olduk.

Ortada tek cümle ver; “BEN YAPTIM…”

Maşallah her şeyi o yapmış.

Mehmet Ceylan, Hasan Bilir, Ali Öğüten Karabük Üniversitesinin kurulması için kılını kıpırdatmamış.

Sayın Mehmet Ali Şahin, henüz İstanbul Milletvekili ve Başbakan Yardımcısı iken, üniversitede açılacak yeni fakülteler ve yeni üniversitelerin kuruluşunu içeren Bakanlar Kurulu kararları için hiçbir şey yapmamış, kararnameleri bizzat dönemin bakanlarına imzalatmamış.

Merhum Mutullah Yolbulan, Merhum Gökşen Yücel ve Allah uzun ömürler versin, Sayın Kamil Güleç, gerek şahsi imkânlarıyla, gerekse de KARDEMİR katkılarıyla üniversiteye çivi çakmamış.

Zonguldak Karaelmas Üniversitesi bütçesi görüşülürken ( o dönem Karabük’teki fakülte ve yüksekokullar Karaelmas’a bağlı) dönemin Plan Bütçe Komisyonu Üyesi Sayın Mehmet Ceylan, bütçenin büyük bölümünü Karabük’e kaydırıyor diye gece yarısı Zonguldak vekillerinden mecliste baskın yememiş, Kalkınma Bakan Yardımcısı iken, Safranbolu’daki yeni fakülte binası için ödenek çıkartmamış.

Merhum Osman Natıroğlu, Sayın Hamit Çepni, Sayın İbrahim Pelenkoğlu arkadaşlarıyla birlikte kapı kapı gezmemiş “ 1 tuğla da sen koy” kampanyası yapmamış.

Ve en önemlisi; bizi affetsin, şimdi ismini hatırlayamadığımız elleri öpülesi mübarek şehit anası, kahraman evladından kalan helal maaşı ile oğlu adına derslik yaptırmamış..!

Diş Hastanesini ’de o yaptırmış! Mehmet Ali Şahin Beyin en ufak bir katkısı yokmuş! Madem Diş Hastanesini siz yaptırdınız, o zaman Devlet Hastanesini de siz yıktırdınız!

Peki, sırf siyaset uğruna açtığınız ve daha sonra YÖK tarafından kapatılan bölümlerde mağdur olan binlerce öğrenci kardeşimin mağduriyetini kim yarattı?

YÖK, mecbur koyduğunuz bir yıllık İngilizce hazırlığı sezon ortasında iptal edip, hem binlerce çocuğun bir yılını yakıp, hem de onları başarısız ilan ederek, karşılıksız burslarını krediye çevirerek, her öğrenciyi 15-16 bin lira borçlandırırken neredeydiniz?

İptal edilen hazırlık kitapları için, kime ya da kimlere yüzbinlerce lira ödeme yapıldı?

Her şeyi siz yaptınız, peki bunları kim yaptı?

 

Bu şehirde siyaset hiç bu kadar kişiselleşmedi, kinlenmedi.

Şu nasıl bir sözdür Allah aşkına; “Benim adaylığım açıklanınca yatağa düştü, hastaneye yattı..!”

O zaman biz buradan şunu çıkartırız; demek ki rakipleriniz vefat etse sevinecek, başkanlık garantilendi diye mutlu olacaksınız.

Ve gelelim bu güne;

Hepimizin de malumu olduğu üzere Karabük dün bir büyük değerini kaybetti ve bugünde kendisini toprağa verdik. Merhum Nazım Çapraz amcamız son yolculuğunda da, sağlığında olduğu gibi tüm Karabüklüleri buluşturdu. Ama Karabüklüleri…!

Cenazenin Medikar Hastanesine getirilmesiyle birlikte tüm Karabük oraya koştu. Sayın Kamil Güleç, Sayın Çağrı Güleç, Ak Parti İl Başkanı Sayın İsmail Altınöz ve yönetimi, MHP İl Başkanı Dr. Âdem Kar ve yönetimi, Sayın Pehlivan Baylan, Sayın Timurçin Saylar, kısacası iş ve siyaset dünyasından birçok insan oradaydı. Çünkü onlar Karabüklüydü.

Aynı durum bugün hem cami avlusunda, hem Araç’ta, hem de akşam evde yaşandı. Milletvekillerimiz Sayın Cumhur Ünal ve Sayın Niyazi Güneş, önceki dönemlerde milletvekilliği yapmış Sayın Mehmet Ceylan ve Sayın Ali Öğüten, Ak Parti İl Başkanı Sayın İsmail Altınöz, CHP İl Başkanı Sayın Abdullah Çakır, duayen işadamlarımız Sayın Kamil Güleç, Erdal Erhal, Yaşar Kaptan Çebi ve oğlu Ahmet Nur Çebi, kısacası iş ve siyaset dünyası başta olmak üzere binlerce Karabüklü bir arada idik.

Doğal olarak herkes geldi, aileye taziyelerini iletti, son görevini yaptı ve gitti. Peki, siz ne yaptınız? Cami çıkışında tabutun kolundan tutup bir kare fotoğraf çektirdiniz ve uzaklaşıp gittiniz. Ardından da Diş Hastanesi açılışında sosyal medyadan davetiye yolladığınız gibi, yine sosyal medya üzerinden taziyede bulundunuz.

Nedir bu kadar kin, bu kadar nefret? Hadi Rafet Beye başsağlığı dilemek istemediniz, oğlu Fatih Bey ve ailenin diğer fertlerine de mi bir taziyede bulunamazdınız?

Aslında bizim söylemek istediğimizde tamda bu zaten. Biz parti ya da aday savunması filan yapmıyoruz, Karabüklü ’lük ruhuna vurgu yapıyoruz. Aslında sizde haklısınız! Çünkü siz ne bilirsiniz; Necmettin Şeyhoğlu’ların, Yaşar Kaptan Çebi’lerin, Nazım Çapraz’ların, Kamil Güleç’lerin, Faruk Savaş’ların, Erdal Erhal’ların bu şehir için neler yaptıklarını, bu şehri bu günlere getiresiye kadar hangi mücadeleleri verdiklerini?

Bakın size sizden bir örnek vereyim. Bugün hem Karabük’te, hem de Araç’taki merasimlere katılan Sayın Mehmet Ceylan, Sayın Cumhur Ünal, Sayın Niyazi Güneş ve Sayın İsmail Altınöz akşamda aileyi evlerinde ziyaret ettiler, Kur’an-ı Kerim tilavetinde bulundular, dualarını edip, taziyelerini sunarak, hem insani, hemdi dini hem de Karabüklü’lük vazifelerini yerine getirdiler.

Nazım Amca giderken bile bize birlik ve beraberlik mesajı verdi. Bu şehirde bir avuç insan yaşıyoruz. Hiç kimsenin bu şehri şahsi istikbali uğruna bu kadar germeye ve kutuplaştırmaya hakkı yok. Lütfen artık sağduyu ve sükûnet…

Kandiliniz mübarek olsun…

YORUMLAR






    0 YORUM